Londra’da Türkçe Terapi

Londra’da ve İngiltere’de Türkçe Terapi ve Psikolojik Destek

Londra’da, İngiltere’de ya da yurt dışında yaşarken Türkçe psikolojik destek aramak, çoğu zaman yalnızca terapi dilini değil; kişinin göç hikâyesini, aidiyet duygusunu ve ilişkilerini de birlikte ele almayı gerektirir.

Londra’da Türkçe terapi ve psikolojik destek sürecini temsil eden sakin çizim

Psikanalist Salman Akhtar, göçün yalnızca fiziksel bir yer değiştirme olmadığını; kimlik, iş yaşamı, sosyal ilişkiler, arkadaşlıklar, evlilik, aile rolleri ve sonraki kuşakların gelişimi üzerinde etkileri olabilen çok katmanlı bir deneyim olduğunu söylemekte ve bunun travmatik bir deneyim olduğunu belirtmektedir.

Göç süreci, kişinin tanıdık çevresinden, alıştığı sosyal yapılardan ve güven veren yaşam düzeninden ayrılmasını içerdiği için bazı bireylerde uyum, aidiyet, özlem ve kimlik alanlarında zorlayıcı duygular ortaya çıkarabilmektedir.

Türkiye’den İngiltere’ye veya yurt dışına göç eden bireyler, aileler ve ikinci nesil Türkçe konuşan kişiler için bu süreç farklı psikolojik deneyimleri beraberinde getirir. Sosyal kimlik, aile ilişkileri, romantik ilişkiler, ergenlik dönemi, yetişkin yaşamı ve çift ilişkileri bu deneyimlerden doğal olarak etkilenebilir.

Bu bağlamda hayatının bir kesiminde göçmenlik hikayesi bulunan İngiltere veya yurt dışında yaşayan danışanlarıma travma alanındaki deneyimim ve danışan odaklı yaklaşımımla psikolojik destek ve psikoterapi sunuyorum.

Yurt Dışında Yaşayan Türkler İçin Online Terapi

Londra’da yüz yüze psikoterapi sürecinde nefes egzersizleri ve mindfulness çalışmalarıyla destek sunduğum gibi, Londra dışında ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan, hikâyelerini seanslarımıza getiren Türkçe konuşan danışanlarıma da online terapi ile psikolojik destek sunuyorum.

Ergen Bireyler İçin Psikolojik Destek

Göç, ergenlik döneminde yaşandığında daha karmaşık bir deneyime dönüşebilir. Ergen bir yandan kendi kimliğini kurmaya, ailesinden psikolojik olarak ayrışmaya ve akran ilişkileri içinde kendini bulmaya çalışırken; diğer yandan tanıdığı kültürel çevreden, arkadaşlık ilişkilerinden ve alıştığı sosyal yapılardan uzaklaşır. Bu süreç, bazı ergenlerde kimlik gelişimi, aidiyet duygusu ve uyum süreci üzerinde zorlayıcı bir etki yaratır.

Bu dönemde ergenler için psikolojik destek, ergenin yaşadığı değişimi anlamlandırmasına, duygularını ifade etmesine, ailesiyle ilişkisini daha sağlıklı sürdürebilmesine ve yeni çevreye uyum sağlarken kendi kimliğini daha güvenli biçimde kurmasına yardımcı olur.

Yetişkinler İçin Psikolojik Destek

Göç, yetişkinlik döneminde yalnızca yeni bir ülkeye uyum sağlamak anlamına gelmez. İş yaşamı, maddi güvenlik, aile düzeni, sosyal çevre, romantik ilişkiler ve kişinin kendini ait hissettiği alanlar bu süreçle birlikte değişiklik gösterir. Yurt dışında yaşamak yeni imkânlar sunarken; yalnızlık, özlem, kaygı, suçluluk, aidiyet sorunları ve alışılmış destek sistemlerinden uzak kalma gibi duyguları da beraberinde getirir.

Yetişkinler için psikolojik destek, kişinin göçle birlikte değişen yaşam koşullarını anlamlandırmasına, kaygı ve yalnızlıkla baş etmesine, ilişkilerini ve sınırlarını yeniden düzenlemesine ve bulunduğu ülkede daha sağlam bir iç denge kurmasına yardımcı olur.

Çiftler İçin Psikolojik Destek

Göç sürecinde romantik ilişkiler ve evlilik, kişinin yalnızlık ve göçle gelen zorlayıcı duygularla baş etmesinde önemli bir alan hâline gelebilir. Sevgi dolu ve güvenilir bir partnerle sürdürülebilir bir bağ kurmak, göçün getirdiği yalnızlık ve özlemi azaltır. Ancak bazen bu bağı kurmak ve beslemek bazı çiftler için zorlayıcıdır.

Farklı etnik ya da kültürel arka planlardan gelen çiftlerde ilişkinin gidişatı yalnızca partnerlerin bireysel duyguları ya da çiftin kendi içindeki ilişki dinamiğiyle sınırlı kalmaz. Örneğin partnerlerden birinin İngiltere’de büyüdüğü, diğerinin ise Türkiye’den göç ettiği ilişkilerde; aileyle yakınlık, sınırlar, sorumluluk paylaşımı, iletişim biçimleri ve kültürel beklentiler ilişkinin içinde daha görünür hâle gelebilir. Kültürel olarak benimsenen roller, toplumsal cinsiyet dinamikleri, ekonomik etkenler ve çiftin içinde yaşadığı sosyal çevre ilişki üzerinde etkili olur. Göç sürecinde geniş aile desteğinin sınırlı olması da çiftler için zorlayıcı bir unsur hâline gelir; çünkü kişiler, ilişki ya da evlilik içinde yaşanan zorlanmalarda başvurabilecekleri aile üyelerinden ve tanıdık destek sistemlerinden uzak kalır.

Çiftler için psikolojik destek, partnerlerin göçle birlikte değişen rollerini, beklentilerini, iletişim biçimlerini ve kültürel farklılıkların ilişkiye etkisini birlikte ele almalarına yardımcı olur.

Seanslar Sadece Türkçe mi Oluyor?

Hayır. Seanslar yalnızca Türkçe yürütülmek zorunda değildir. Bazı danışanlar, ana dilleri Türkçe ya da Kürtçe olsa da kendilerini ve yaşadıkları bağlamı daha doğru ifade edebilmek için süreci İngilizce sürdürmeyi tercih edebilirler. Bazı durumlarda ise seanslar hem Türkçe hem İngilizce ilerleyebilir.

Terapi sürecinde danışanın kendisini hangi dilde daha rahat ifade ettiği önemlidir. Bunun yanında kişinin kültürel, sosyal ve ilişkisel bağlamının anlaşılması da destekleyici bir unsur hâline gelir. Bu nedenle danışanlar, kendilerini en uygun hissettikleri dilde ifade edebilirler.

Londra’da Yüz Yüze Görüşme Mümkün mü?

Evet. Önceden bilgi verilmesi ve randevu planlamasının yapılması halinde, Londra’da yüz yüze görüşme seçeneği planlanır.

Bazı durumlarda, danışanın ihtiyacına uygun olarak açık havada görüşme ya da mindfulness temelli nefes ve farkındalık çalışmaları da sürece eşlik edebilir. Bu çalışmalar, psikoeğitimle birlikte verildiğinde bireyin bedensel farkındalığını artırmasına, duygu düzenleme becerilerini desteklemesine ve kendini daha güvenli bir alanda hissetmesine yardımcı olur.

Yüz yüze görüşme, açık hava seansı ya da nefes egzersizlerinin terapi sürecine dahil edilip edilmeyeceği, her danışanın ihtiyacına göre ayrıca değerlendirilir.

Her bireyin farklı bir göç hikâyesi ve heybesinde getirdiği farklı araçları vardır. Bu nedenle terapi süreci, kişinin ihtiyacına, yaşam koşullarına ve bu süreçte yanında taşıdığı kaynaklara göre değişebilir. Daha spesifik sorularınız olması halinde iletişime geçmekten çekinmeyin.

Referans: Salman Akhtar, Göç ve Kimlik: Kargaşa, Sağaltım ve Dönüşüm, 2018.