Bir kadının partneri tarafından aldatıldığını öğrenmesi, yoğun ve karmaşık duyguları beraberinde getirebilen bir deneyimdir. Bu deneyim travmatik olabildiği gibi öfke, kırgınlık, kıskançlık, kaygı, hayal kırıklığı ve zaman zaman aşağılanmış hissetme gibi birçok duygu eşlik edebilir. Kişi bir yandan yaşananları anlamaya çalışırken, bir yandan da ilişkiye dair bildiğini düşündüğü şeyleri yeniden sorgulayabilir. Aynı konuşmaları, aynı anıları ve aynı ayrıntıları zihninde tekrar tekrar gözden geçirebilir.
Bu yazıda Anna Karenina romanındaki Dolly ve Stepan Oblonski çiftine odaklanılacaktır. Dolly, eşinin sadakatsizliğini öğrenen aldatılan kadındır. Stepan Oblonski ise aldatan eştir. Tolstoy, Dolly ve Stepan üzerinden aldatılmanın hem ilişki üzerindeki etkilerine hem de tarafların iç dünyalarında yarattığı farklı karşılıklara yer verir. Dolly, aldatılan bir kadın olarak yıllardır sürdürdüğü evliliğin, eşine duyduğu güvenin ve birlikte kurdukları hayatın sarsılışıyla karşı karşıya kalır. Stepan ise yaşananları farklı değerlendirir ve eşinin yaşadığı acının derinliğini anlamakta zorlanır. Roman bu yönüyle, aldatılan ve aldatan tarafın aynı olayı ne kadar farklı deneyimleyebileceğini kurgusal karakterler üzerinden gösteren dikkat çekici bir örnek sunar.
Aldatılan Bir Kadın Olarak Dolly: Yaşadığı Duygular
Anna Karenina'nın başında Dolly ve Stepan Oblonski uzun yıllardır evli, çocuk sahibi bir çifttir. Evlilikleri dışarıdan bakıldığında sıradan bir aile yaşamı gibi görünse de Dolly, eşinin çocuklarının Fransız mürebbiyesiyle ilişki yaşadığını öğrenir. Romanın ilk bölümlerinde Tolstoy, aldatılan bir kadının yaşadığı duygusal sarsıntıyı Dolly karakteri üzerinden aktarır.
İlk günlerde Dolly'nin tepkisi şaşkınlık, öfke ve aşağılanma duygularıyla şekillenir. Eşinin sadakatsizliğini öğrenmesi, Dolly'nin evliliğine, eşine ve birlikte kurdukları hayata bakışını derinden etkiler. Bir yandan evden gitmeyi düşünürken diğer yandan çocukları nedeniyle bunu yapamayacağını fark eder. Bu dönemde Stepan'a karşı yoğun bir öfke hisseder ve onu kendisine yabancı biri gibi görmeye başlar.
Roman ilerledikçe Dolly'nin yaşadığı duygular daha karmaşık bir hâl alır. Öfkesi devam ederken sevdiği adamı tamamen hayatından çıkaramadığını da fark eder. Bir yandan yaşanan ihaneti düşünür, bir yandan da geçmişteki evliliğini ve eşine duyduğu sevgiyi hatırlar. Tolstoy burada aldatılan kişinin yalnızca öfke yaşamadığını, aynı zamanda yas ve kayıp, özlem, tiksinti, kafa karışıklığı ve kararsızlıkla da mücadele edebildiğini gösterir.
Aldatılan bir kadın olarak Dolly'nin yorumu, sadakatsizliğin onu ne kadar derinden etkilediğini gösterir. Bir zamanlar sevdiği eşini artık "tamamen bir yabancı" olarak görmeye başlar.
Stepan'ın kız kardeşi olan Anna Karenina'nın araya girmesiyle Dolly'nin öfkesi bir miktar yumuşamaya başlar. Anna, Dolly'nin yaşadığı acıyı küçümsemek yerine onu dinler ve içinde hâlâ eşine karşı sevgi kalıp kalmadığını düşünmesini ister. Dolly sonunda evliliğini sürdürmeyi ve Stepan'ı affetmeyi seçer. Ancak bu affediş, yaşananları unutmak ya da her şeyin eskisi gibi olması anlamına gelmez. Tolstoy, Dolly karakteri üzerinden aldatılan bir kişinin aynı anda hem öfkeli hem kırgın olabileceğini ortaya koyarken, eşine duyduğu bağın da tamamen ortadan kalkmayabileceğini hatırlatır.
Dolly kurmaca bir karakterdir, ancak onun hikâyesi aldatılmanın ardından yaşanabilecek duygulardan yalnızca birini göstermektedir. Gerçek hayatta bu deneyimin tek bir biçimi yoktur. Gerçek hayatta bu deneyimi yaşayan birbirinden farklı kadınların, kendi yaşam öyküleri, ilişkileri ve koşulları doğrultusunda verebileceği sayısız farklı tepki vardır.
Aldatan Bir Erkek Olarak Stepan Oblonski
Romanın başında Stepan Oblonski oldukça benmerkezci bir karakter olarak karşımıza çıkar. Stepan'ın dikkat çekici özelliklerinden biri, Dolly'nin yaşadığı yıkımın büyüklüğünü öngörememiş olmasıdır.
Karısının durumu bildiğini ya da en azından sezdiğini düşünür; bu nedenle ortaya çıkan tepki onu şaşırtır. Dolly'nin yaşadığı yıkımın büyüklüğünü anlamakta zorlanır. Hatta yıllarını emeğini çocuklarına ve eve vermiş olan eşinin bu durumu anlayışla karşılaması gerektiğine inanır. Ancak olayın ortaya çıkmasının ardından Dolly'nin acısıyla karşılaşınca onun için üzülmeye başlar.
Tolstoy, Stepan'ın karısına, çocuklarına ve kendisine acıdığını belirtir. Buna rağmen yaşanan olayın eşi üzerinde bıraktığı duygusal etkiyi tam olarak kavrayamaz. Dolly için evliliğin temelini sarsan bir ihanet olan olay, Stepan için daha çok bozulan düzen ve çözülmesi gereken bir kriz gibidir. Yine de roman ilerledikçe ailesini kaybetme ihtimali karşısında rahatsızlık duyduğu, yaşananlardan utanç hissettiği ve affedilmeyi arzuladığı görülür.
Bu yönüyle Stepan, kötü niyetli bir karakterden çok, kendi ihtiyaçları ve rahatlığı ile karşısındaki kişinin yaşadığı acı arasında denge kurmakta zorlanan bir erkek olarak okunabilir. Tolstoy'un çizdiği Stepan, aldatan erkek psikolojisine dair birçok olası örnekten yalnızca biridir.
Stepan Oblonski kurmaca bir karakterdir, ancak Tolstoy onun üzerinden aldatan bir kişinin yaşayabileceği bazı psikolojik süreçleri görünür kılar. Bununla birlikte, bu tek ve evrensel bir aldatan erkek portresi değildir. Gerçek hayatta aldatan kişilerin suçluluk, pişmanlık, inkâr, savunma ya da sorumluluk alma biçimleri birbirinden oldukça farklı olabilir. Oblonski'nin hikâyesi, bu deneyimin olası yüzlerinden yalnızca biridir.
Aldatılmanın Ardından: Destek ve Psikoterapi
Bazı bireyler yaşananları anlamlandırmaya çalışırken ilişkiye dair bildiğini düşündüğü her şeyi yeniden sorgulamaya başlayabilir. İlişki dışında kurulan duygusal ve fiziksel yakınlık, birçok kişi tarafından ilişkinin temelini sarsan ve ilişkiye dair düşünceleri değiştiren bir deneyim olarak yaşanabilir. Yaşananlar, kişinin ilişkiyi nasıl gördüğünü etkileyebilir. Özellikle duygusal bir yakınlık söz konusu olduğunda, güven duygusu ve ilişkinin anlamı yeniden düşünülmeye başlanabilir.
Böyle dönemlerde kişinin yaşadığı duyguları paylaşabileceği ve yargılanmadan dinlenebileceği birinin varlığı önemli olabilir. Anna Karenina'da Anna'nın Dolly için üstlendiği rol de bir bakıma budur. Her ne kadar Stepan'ın kız kardeşi olsa da, Anna ilk olarak Dolly'yi ikna etmeye ya da öğüt vermeye çalışmaz. Onun yaşadığı acıyı dinler, kırgınlığını anlamaya çalışır ve duygularına alan açar.
Aldatılmanın ardından ortaya çıkan öfke, kırgınlık, güven kaybı, değersizlik hissi ya da ilişkiye dair bitmeyen sorular bazı kişiler için tek başına taşınması zor bir yük hâline gelebilir.
Online bireysel terapi süreçlerinde, aldatılmanın yarattığı özgüven sorunları, kişinin kendisine bakışındaki değişimler, yaşanan olayın travmatik etkileri, yoğun kaygı, öfke, değersizlik hissi ve tekrar eden düşünceler üzerinde çalışılabilir. Kişinin yaşadığı deneyime kendi yaşam öyküsü ve ilişki geçmişi içinde anlam verilmesi amaçlanabilir.
Online Çift terapisi süreçlerinde ise eşlerin yaşadıkları duyguları ifade edebilmeleri, suçluluk, öfke ve kırgınlık gibi zorlayıcı duyguların konuşulabilmesi, iletişim örüntülerinin anlaşılması ve ilişkideki yakınlık, tutku ya da duygusal bağın nasıl etkilendiğinin ele alınması mümkün olabilir. Terapi süreci, tarafların yaşadıkları deneyimi daha iyi anlamalarına, birbirlerinin duygularını duyabilmelerine ve aldatmanın ilişki üzerindeki etkilerini birlikte değerlendirebilmelerine destekleyici bir alan sunabilir. Araştırmalar, terapi sürecinin yalnızca aldatma olayının konuşulduğu bir alan olmadığını, aynı zamanda aldatılan tarafın öfke, kırgınlık ve güvensizlik duygularını işlerken, aldatan tarafın da suçluluk, utanç ve sorumluluk alma süreçleri üzerinde çalışabilmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bu süreç, daha açık iletişim kurulan, ilişkinin ihtiyaçlarının ve dinamiklerinin yeniden değerlendirilebildiği bir ilişkinin gelişmesine de katkı sağlayabilir.
Anna Karenina'daki Dolly ve Stepan örneğinde de görüldüğü gibi, aldatmanın ardından taraflar aynı olayı oldukça farklı şekillerde deneyimleyebilir. Dolly yaşananları evliliğinin temelini sarsan bir ihanet olarak değerlendirirken, Stepan ortaya çıkan krizin boyutunu anlamakta zorlanır. Roman, bunun yanında eşler arasındaki yakınlığın, sevginin ve birbirlerini algılama biçimlerinin zaman içinde değişebileceğini de düşündürür. Bu nedenle çift terapisi süreçlerinde yalnızca aldatma olayının kendisi değil, tarafların yaşadığı duygular, ilişkinin zaman içinde geçirdiği değişimler, yakınlık ve güven gibi konular da ele alınabilir.
Bilgi Notu: Bu yazının amacı, aldatılma ve aldatma deneyimlerini Anna Karenina romanındaki kurgusal karakterler üzerinden psikolojik bir bakış açısıyla ele almaktır. Her bireyin çocukluk deneyimleri, içinde büyüdüğü aile ve kültürel çevre, kişilik özellikleri, sahip olduğu sosyal destek kaynakları ve yaşam boyunca karşılaştığı deneyimler birbirinden farklıdır. Bu nedenle aldatılmaya ya da aldatmaya verilen tepkiler de kişiden kişiye değişebilir. Yazıda ele alınan Dolly ve Stepan Oblonski karakterleri, bu deneyimlerin olası örneklerinden yalnızca ikisini temsil etmektedir. Her bireyin yaşadığı süreç kendi yaşam öyküsü, ilişkileri, değerleri ve koşulları bağlamında değerlendirilmeye değerdir. Bu yazı, kişileri belirli kalıplar içinde değerlendirmek amacıyla değil, aldatılmanın ve aldatmanın psikolojik boyutlarına dair genel bir farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.
Bu yazıda aldatılan kadın ve aldatan erkek psikolojisine yer verdik. Bir sonraki yazıda ise yine Anna Karenina romanı üzerinden aldatılan erkek psikolojisini ele alacağız.
Kaynaklar
Fife, S., Bloomberg, A., Swift, S., et al. (2026). Resilience factors in couple healing from infidelity: A deductive qualitative analysis study. Contemporary Family Therapy. https://doi.org/10.1007/s10591-026-09785-z
Roos, L. G., O'Connor, V., Canevello, A., & Bennett, J. M. (2019). Post‐traumatic stress and psychological health following infidelity in unmarried young adults. Stress and Health, 35(4), 468–479. https://doi.org/10.1002/smi.2880
Rokach, A., & Chan, S. H. (2023). Love and Infidelity: Causes and Consequences. International Journal of Environmental Research and Public Health, 20(5), 3904. https://doi.org/10.3390/ijerph20053904
Tolstoy, L. (1878). Anna Karenina. https://books.google.co.uk/books/about/Anna_Karenina.html
Whisman, M. A. (2016). Discovery of a Partner Affair and Major Depressive Episode in a Probability Sample of Married or Cohabiting Adults. Family Process, 55(4), 713–723. https://doi.org/10.1111/famp.12185